21 Ocak 2009 Çarşamba

Gelincik..

Uzaklarda bir köyde, kocasi çocugu dogmadan ölmüs, tek basina yasayan hamile bir kadin kendisine arkadas olmasi açisindan dagda yarali olarak buldugu bir gelincigi evinde beslemeye baslar..
>
> Gelincik kadinin yanindan bir an bile ayrilmaz.
>
> Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da oldukça uysallasir. Birkaç ay sonra kadinin bebegi dogar. Kadýn tek basina tüm zorluklara gögüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadir...
>
> Günler geçer ve kadin bir gün birkaç dakikaligina da olsa evden ayrilmak ve yavrusunu evde birakmak zorunda kalir. Gelincikle bebek evde yalniz kalmislardir...
>
> Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir..
>
> Gelincigi ve kanli agzini görür. Anne çildirmisçasina gelincige saldirir ve oracikta öldürür hayvani..
>
> Tam o sirada içerdeki odadan birbebek sesi duyulur..
>
> Anne odaya yönelir...Ve odada besledigi besigin içindeki bebegi ve bebegin yaninda duran parçalanmis bir yilani görür.
>



Biraz önce gelinciği parçalayan öfkesi acıya ve pişmanlığa dönüşür ama bu pişmanlık gelinciği geri getirmez.

Eğer birisine karşı önyarğılarımız var ise onu parçalamak gerekli o kişiyle ilişkiye başlamadan önce.

Hernekadarda ön yargıyı parçalamak atomu parçalamaktan zor olsada, yapamıyorsak hiç başlamamalıyız, çünkü kimse kendimizden daha değersiz değildir.

Her canlı değerlidir ve gerçekten emin olmadan, sormadan , görmeden lütfen kimseyi parçalara ayırmayınız.

'' Sevgi ki nelere kadirdir , vahşi bir hayvanı bile ehlileştirir.

Kalbiniz sevgisiz kalmasın yoksa o kalp kalp olmaz değil mi? ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder